çakal ve köpeklere taş atan forum Forum Ana Sayfasıçakal ve köpeklere taş atan forum
Arada çakal ve köpeklere taş atan forum
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin            Calendar

NEWS:
TUNCELİ - KARAKOCAN-BİNGÖL BÖLGESİ JEOLOJİSİ

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    çakal ve köpeklere taş atan forum Forum Ana Sayfası -> genel yorumlar
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
karakocan
Site Admin


Kayıt: 03 Hzr 2006
Mesajlar: 62
:


Items

MesajTarih: Cmt Oca 26, 2008 4:23 am    Mesaj konusu: TUNCELİ - KARAKOCAN-BİNGÖL BÖLGESİ JEOLOJİSİ Alıntıyla Cevap Ver

TUNCELİ - BİNGÖL BÖLGESİ JEOLOJİSİ
F. A. AFSHAR
O. D. T. Ü. Maden Fakültesi, Ankara
ÖZET. — Bu bölge Doğu Anadolu'daki Toros orojenik kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Bölgede
aflöre eden en eski formasyonlar Alt Permien metasedimanları ile, Üst Permien subkristalin kalkeridir.
Alt Kretase flişi kısmen erozyona mâruz kalmış olan Üst Permien kalkeri üstünde diskordan bir
şekilde uzanmaktadır. Fliş, tüf, bazaltik-andezitik akıntı ve kalkerden ibaret kalınlık Alt Kretase, Üst
Kretase ve Alt Eosen yataklarını teşkil edip, her devre ait yatak ötekinden bir diskordans ile ayrılır. Orta
Eosen kalkerinin üstünde diskordan olarak bulunan Alt Miosen denizel kalkeri, Orta Miosen marnlan
ile Üst Miosen kırmızı yalaklarını ihtiva eden linyitin içine doğru geçmiştir. Üst Miosenden sonra bu
bölge erozyon ve geniş bir ekstruzif volkanik faaliyetin etkisinde kalmıştır.
Permien sırasında bölge Tethys jeosenklinaline dahil olmuş, Triasik-Jurasik devirlerde ise orojen,
yükselme ve erozyona mâruz kalmıştır. Alt Kretaseden Orta Eosene kadar öjeosenklinal sayılıp, Varistik,
Pre-Gosau, Laramien, Pireneen ve Attik orojenlerinin etkisinde kalmıştır.
Taban kompleksi üzerindeki bütün sedimanter seksiyon kuvvetli bir şekilde iltivalanmış, faylanmış,
volkanik intruzyonun etkisinde kalmış ve beş orojenik epizod sırasında da erozyona mâruz kalmıştır.
GİRİŞ
1964 yılı Ağustos ayında Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü tarafından, raporda
adı geçen bölgenin jeolojik durumunu incelemekle görevlendirildim. Bu bölge Türkiye'nin
doğusundaki dağlık arazide bulunup, kuzeyde Karasu nehrinden, güneyde Murat nehrine
kadar uzanır. Pülümür, Tunceli, Hozat, Mazgirt, Bingöl ve Kiği ilçeleri bu bölgede
bulunmaktadır (Şek. 1). Mazgirt'in güneyinde bulunan kısım hariç olmak üzere, bölge çok
engebeli bir topografyaya sahip olup, birçok yüksek tepe ve derin vadiler bulunmaktadır
(Foto 1). Bölgenin en yüksek noktası Pülümür'ün 18 km doğusundaki Bağırbaba dağıdır,
deniz seviyesinden yüksekliği 3287 metredir; en alçak noktası ise 900 m olup,
Mazgirt ilçesindeki Göktepe köyünün güneyinde bulunmaktadır. Munzur nehri de bu
noktadan bölgeyi terkeder. Bingöl ilçesinin bulunduğu kısım hariç olmak üzere, bölgenin
birçok yerinde yataklar büyük açılar meydana getirerek eğim yapmakta ve farklı
erozyon sebebiyle bâriz diklikler hâsıl olmaktadır. Bingöl bölgesi bazaltik bir ova olup,
çok kalın ve hemen hemen horizontal ekstruzif kayaçlar ihtiva eder. Bölgede bulunan
sayısız nehir bu ovada dar ve derin vadiler açmıştır (Levha I).
STRATİGRAFİ
PALEOZOİK
Permien
Bölgede aflöre eden en yaşlı kayaç, aralarında ince kuarsit yatakları bulunan
serisitli bir şist serisidir. Klastik orijinli olan bu metasedimanlar çok fazla kalın olan
32 F. A. AFSHAR
Üst Permien subkristalin kalkerinin içine geçerler. Şist-kuarsit serisinin aflöre ettiği
yerlerden biri Tunceli'nin 20 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Ince kuarsit yataklarıyla
münavebe halinde, 50 cm ile 2 m arasında gri renkli şist ihtiva eden 15 m kalınlıktaki
kesit, Munzur nehrinin güney tarafında aflöre etmiştir. Kuarsit yataklarıyla
birlikte şistlerin aflöre ettiği başka bir saha da, Dolan köyünün hemen yakınında,
Karakoçan'ın 7 km batısında bulunmaktadır. Bunlara ayrıca Hoyer köyünün l km
batısında ve Dolan'ın 2 km güneyinde de raslanır. Şist ve kuarsit serisi bazına bölgenin
hiçbir yerinde raslanmadığı gibi, bunlarla üst taraftaki subkristalin Üst Permien kalkeri
arasında sedimantasyon bakımından bir kesinti yoktur. Litolojik ve stratigrafik
durumlarından bunların muhtemelen Kunguriene ait Karnic Alpleri'nin üst Alt Permien
Grödner Sandstein'ı ile korelâsyon halinde olduğu anlaşılmaktadır.
Şist yataklarının üstünde yukarı kısımda Neoschwagerina caniculifera ihtiva eden
çok kalın bir subkristalin kalkeri konkordan olarak bulunmaktadır. Bu, Tethys jeosenklinal
bölgesi Üst Permienine özgü tipik bir fosildir. Kalker formasyonunun alt kısmında,
aralarında ince şist yatakları bulunan 5-8 m kalınlıkta ince kalker yatakları vardır.
Kesidin üst kısımlarına doğru karasal sediman enterkalâsyonları kaybolur ve formasyonun
masif kalker halini aldığı görülür. Kalker tipik koyu kahverengi olup, fazla miktarda
organik madde ihtiva eder. Zaten ona bu koyu rengi veren de organik maddelerdir;
kayaç friksiyona mâruz bırakıldığı zaman hidrokarbon kokusu verir. Tektonik olaylardan
dolayı karışık bir şekilde iltivalanmış (Foto 2), fazla miktarda kırılmış ve kırıklar sayısız
kalsit damarı ile dolmuştur. Bazı yerler de granitik intruzyonun etkisinde kalmıştır.
(Levha II,a). Ayrıca, subkristalin kalker halinde metamorfize olmuşsa da metamorfizleşme
derecesi muhtelif yerler arasında değişmektedir. Genel olarak, stratigrafik bakımdan
formasyonun aşağı kısımları ve granitik intruzyon sahalarında metamorfizleşme fazladır.
TUNCELİ - BİNGÖL BÖLGESİ JEOLOJİSİ 33
Üst Paleozoik sırasında Tethys jeosenklinali ile işgal edilmiş olan bölgelerde Üst
Permien kalkeri çok yaygın bir şekilde dağılmıştır. Bu kalkere Alpler'de Bellerophon
kalkeri, Almanya'da Zechstein ve Sicilya'da Sosio kalkeri denir; aynı kalkere Azerbaycan'ın
Djulfa bölgesinde ve İran'ın Zağros dağlarında da raslanır. Bu bölgede daha
çok iki yerde aflöre etmiş olup, küçük zuhurlar halinde her tarafta görülür. En büyük
aflörman sahası Tunceli nin 2 km kuzeyinden başlar, kuzeyde 34 km devam eder ve
NE-SVV yönünde 45 km lik bir mesafede aflöre eder. Aflörman sahası doğuda Harçik,
batıda Munzur nehirleriyle kesilmiştir. Bölgedeki Paleozoik sonrası formasyonların ortadan
kalkışı kısmen bu iki nehrin erozyonu ve daha çok da orojenik yükselmeye bağlı olabilir.
Erzincan karayolunun üstünde bulunan Tunceli'nin 20 km kadar kuzeydoğusunda
Harçik nehri, Harik köyünün 2 km batısında bulunan bir yerde, 200 m derinlikte dar
bir geçit açmıştır. Buradan Hodik köyüne kadar, Harçik nehri boyunca, yaklaşık olarak
40 km lik bir mesafede bulunan mostralar tamamen subkristalin kalkerden ibarettir.
İltivalanma karışık olduğu için, buradaki formasyon çok kalındır. Tunceli'nin 30 km
kadar kuzeydoğusunda, Zel dağı yakınlarında, Harçik nehri kıyısından itibaren kalınlık
1250 m olarak ölçülmüştür; nehir yatağının altında bizce bilinmiyen kalınlık da vardır.
Kalınlığın fazla oluşunun sebebi kompleks iltivalanmadır; formasyonun gerçek kalınlığı
bundan daha az, 800 m kadardır. Permien kalkerinin kuzey sınırındaki büyük fayın
ötesinde Mesozoik ve Senozoik formasyonlar bulunmaktadır. Permien kalkerinin aflöre
ettiği bu kısımda, aralarında hiçbir Mesozoik kalkeri bulunmaksızın, doğrudan doğruya
kalkerin üstünde tek tek Eosen flişi parçaları vardır ki bu da, Mesozoikin sonunda bu
fay blokunun yükselerek erozyona mâruz kaldığını ve bunun sonunda Eosen flişleri
birikmeden evvel Mesozoik kayaçların ortadan kalktığını gösterir. Munzur vadisinde,
Tunceli'nin 9 km kuzeybatısında kalker, granit intruzyonuna uğramıştır.
Kristalin kalkerin fazla miktarda aflöre ettiği başka bir bölge Çemişkezek'in 19
km kuzeyinde bulunmaktadır. Genişliği NW-SE yönünde 14 km, uzunluğu NE-SVV
yönünde 30 km olup, Kemaliye'de Fırat nehrine kadar uzanır. Burada, Tagar deresinin
yatağından Yılan dağının tepesine kadar olan kalınlık 1700 m kadardır. Metamorfizleşme
Tunceli bölgesindekinden daha az olup, Fırat nehri yakınındaki mostralarda
Neoschwagerina carticulifera fosilleri bulunur. Bu formasyonun hakikî kalınlığı 800 m
kadardır.
Permien kristalin kalkerine ait tek tek ve küçük mostralar Kılcan köyünün
hemen yakınında ve Pülümür'ün 20 km güneydoğusunda bulunmaktadır. Bunlar Eosen
flişinin altından aflöre etmişlerdir. Mazgirt'in 26 km kadar doğusunda, Büyüksu nehrinin
kıyılarında, Bağın köyü civarında küçük kristalin kalkeri zuhurları vardır. Kalkerin
içindeki bir çatlakta ise sıcak su kaynağı bulunmaktadır. Bingöl bölgesinde, Karakoçan'ın
7 km kadar batısında, Dolan ve Hoyer köyleri yakınında, bu kalkerin çok fazla metamorfize
olmuş fasieslerinden ibaret küçük mostralar aflöre etmiştir.
Permien formasyonunun erozyona mâruz kalmış olan yüzeyinde, bazı yerlerde
Mesozoik, bazı yerlerde de Senozoik yataklar diskordan olarak bulunmaktadır.
MESOZOİK
Bu bölgedeki Mesozoik formasyonlar öjeosenklinal mobil kuşağın tipik bir örneğini
teşkil ederler. Bunlar Alt ve Üst Kretase devrine ait piroklastik, andezitik-bazaltik
akıntı ve denizel kalkerlerle interkalâsyon halinde olan çok kalın fliş yatakları ihtiva
ederler. Bunlar çok fazla iltivalanmış ve erozyon etkisinde kalmış olan subkristalin
Permien kalkeri üzerinde bulunurlar.
34 F. A. AFSHAR
Bu bölgede ben Triasik ve Jurasik devirlerine ait hiçbir yatağa raslamadım.
Mesozoik devri başlarında bu bölgenin deniz seviyesinin üstüne çıkmış olması muhtemeldir;
tam bu esnada da Permien yataklarının iltivalanma ve erozyon etkisinde kalma
olayı meydana gelmiştir. Alt Kretase esnasında bu bölgede kabuk kısmı çok fazla
arızalanmış ve sedimanlar, paroksizmal volkanik püskürme ve volkanik ekstruzyonla birlikte
derin bir jeosenklinal çukurda birikmiştir.
Şiddetli iltivalanma sebebiyle bu bölgedeki Permien formasyonu çok fazla kalınlaşmış
olup, NW-SE yönünde uzanan tektonik bir eksen şeklinde rejyonal bir yükseklik teşkil
etmektedir. Bu eksenin kuzeyinde bulunan Mesozoik ve Senozoik formasyonlar, daha kuzeyden
gelen basınçlar sebebiyle, şiddetli iltivalanma ve faylanmanın etkisinde kalmışlardır.
Şiddetli orojenik hareketlerin sonucu olarak bunlar yükselmiş ve o şekilde bir erozyona
mâruz kalmışlardır ki, Senozoik yatakların çoğu ortadan kalkmıştır; böylece mostraların
çoğu Mesozoik kayaçları ihtiva etmektedir. Halbuki tektonik eksenin güneyinde
bulunan Permien sonrası formasyonlar daha az arızalandığından, Kretase formasyonlar
aflöre etmemiştir; mostralar sadece Senozoik kayaç ihtiva ederler.
Alt Kretase
Bu bölgedeki en yaşlı formasyonlar çok kalın, gri ve kahverengi fliş, gri ve
pembe kalker, yeşil ve gri radyolit ve Alt Kretase devrine ait serpantinden ibarettir.
Alt Kretase kesidinin tabanı konglomeratik olup, yukarı doğru kalın bir fliş tabakasının
içine geçmiştir; bunlar alt tarafta uzanan Permien kalkerinden büyük bir diskordansla
ayrılmaktadır. Munzur silsilesinin güneybatı ve Munzur nehrinin kuzey kısmı, Eğripınar
ve Büyükgölbaşı dağları gibi orografik yükseklikler teşkil eden devetüyü renkli Alt
Kretase kalkeri ihtiva eder. Munzur silsilesinin doğu kısmında, Pülümür'ün 35 km
güneybatısında, Exogyra, Requienia ve Ostrea ihtiva eden, gri ile sarı arasında renkli
Alt Kretase kalkeri geniş bir sahaya yayılmıştır. Pülümür'ün üç km kuzeydoğusundan
başlayıp, kuzeydoğu yönünde 50 km den fazla uzanan geniş sahada Alt Kretase radyolarit-
serpantin kompleksi vardır. Daha doğuda, Kiği dörtgeninin kuzeyindeki geniş bir
sahada, aralarında gri renkli fliş bulunan devetüyü ve gri renkli Alt Kretase kalkerleri
bulunmaktadır.
Üst Kretase
Daha ziyade fliş ve kalker ihtiva eden çok kalın Üst Kretase formasyonları Alt
Kretase yataklarının üstünde diskordan olarak bulunur. Bu kesidin esası konglomeratik
olup, tedricen yukardaki gri renkli flişin içine geçer. Çoğu pek az killi olan pembe ve
gri renkli kalkerler fiişlerle birbiri içine girmiş durumda bulunurlar.
Üst Kretase yatakları bu raporda ele alınan sahanın kuzey kısmında yaygın
halde bulunmaktadır. Pülümür'ün 5-km güneyinden başlayıp, güneyde 16 km devam
eden bir sahada Üst Kretase fliş ve. kalkerleri vardır. Bu aflörmanların güney sınırında,
Permien kalkeri ile kontakt halde bulunan büyük bir fay vardır. Bu kısımda yataklar
Harçik nehrinin 18 km batısından başlamak üzere, doğuya doğru 90 km den fazla uzanırlar
ve güney sınırında büyük bir E-W fayı vardır. Üst Kretase fliş-kalker serisinin en iyi
aflörman veren yerlerinden biri Büyüksu nehri boyundaki Kiği bölgesinde, Hakis
köyü civarında bulunmaktadır. Burada bazı kalker yatakları ile birlikte aflöre eden ve
çok kalın olan fliş E-W yönünde olup, ortalama 60°N eğimlidir.
TUNCELİ - BİNGÖL BÖLGESİ JEOLOJİSİ
SENOZOİK
35
Paleosen
Paleosen devrine ait hiçbir yatağa raslamadım. Bu bölgede Paleosen sırasında
erozyon vuku bulmuş olabilir.
Eosen
Bu bölgede Senozoik formasyonları Masozoik kayaçlann üzerinde diskordan bir
şekilde bulunmaktadır. En yaşlı Senozoik yatakları Eosen devrine ait olup, kesidin alt
kısmı aralarında andezitli akınt», tüf ve aglomera cinsinden tabakalanmış piroklastik
bulunan ince kalker yatakları ile birlikte bir şist serisi ihtiva eder. Tunceli-Erzincan
yolu ile Nazimiye yolu kavşağı yakınında, Nazimiye'ye doğru Alt Eosene ait tabakalanmış
tüf ve andezitli aglomera aflöre etmektedir. Bu yataklar yol boyunda birkaç mostra
vermiş ve erozyonun etkisinde kalmış olan Permien subkristalin kalkerinin üstünde transgresyon
halde bulunmaktadırlar. Yolun her iki tarafında, Nazimiye'ye kadar Eosen yatakları
çok fazla mostra vermiştir. Nazimiye'den dar bir vadi boyunca 6 km güneydoğuda
bulunan Hodik köyüne kadar 800 m den fazla devetüyü rengi fliş, 20 m den
fazla kalınlıkta pembe, andezitli akıntılarla içice gri tüf ve gri renkli arjilli yataklar aflöre
etmektedir. Fliş içine girmiş, daha çok Eosen Pelecypoda (Lamellibranches) parçaları
ihtiva eden 4 m kalınlıkta gri bir kalker yatağı Hodik köyünün 200 m güneyindeki
vadinin dibinde mostra verir. Buradan Dal, Kavanik ve Yukarı Ponus köylerine kadar
bütün saha Eosen fliş serisi ile kaplıdır. Miosen kalkeri ve Pliosen bazaltı orada burada
iltivalanmış ve yassılaşmış Eosen kalkerinin üzerini kaplamaktadır.
Tunceli'nin 12 km kadar kuzeydoğusunda, Nuran köyü yakınında, Harçik nehrinin
iki tarafında, tabakalanmış piroklastiklerle içice bulunan Alt Eosen flişi, andezitli
akıntılar ve bazı karbonat yataklan aflöre etmiştir. Kesidin yukarı kısımlarında karbonat
yatakları hâkim durumdadır. Böylece, bu bölgenin yukarı kısımları, nehrin doğu
kıyısında yüksek falezler meydana getiren 40 m kalınlıkta koyu pembe renkli kalker
ihtiva etmektedir (Foto 3). Pah bölgesi bu yoğun kalker formasyonunun üstünde yer
almıştır. Orta Eosen devrine ait olan kalker formasyonu çok yaygın olup, Pah'tan güneyde,
Mazgirt bölgesinde Avnik ve Keştun köylerine doğru, 15 km kadar uzanır. Yine
Pah'tan Tunceli'ye doğru uzanan kısım ise, Tunceli'nin hemen kuzeyinde yüksek diklikler
meydana getirir (Foto 4).
Tunceli'nin güneyinde, Munzur nehri ile bunun bir kolu olan Dinar arasında,
nehir erozyonu Orta Eosen kalkerini ortadan kaldırmış ve Alt Eosen flişi meydana çıkmıştır.
Fakat Dinar vadisinin güneybatısında tekrar aynı kalker formasyonu yaygın bir
şekilde aflöre etmiş ve Cilasur ile Kayındul yakınında geniş bir sahayı kaplıyarak, batı
ve güneybatıda, Hozat bölgesinde Teştek, Cet, Kinik ve Erkan köylerine kadar uzanmıştır.
Tunceli-Nazimiye bölgesindeki ile aynı litolojik karakteri taşıyan Alt Eosen flişi
Hozat bölgesinde de fazla miktarda aflörman vermiştir. Pah bölgesindekine benziyen bir
kesit de Hozat vadisinde, Hozat'ın 4 km güneyinde aflöre etmiştir. Yine bu kısımda
bulunan yeşil, gri renkli tabakalanmış tüf ve aglomera yataklan, karbonat yatakları
enterkalâsyonları ile birlikte yukardaki 30 m kalınlığında ve yoğun Orta Eosen kalkerinin
içine geçer.
Bu bölgede çok görülen ve Pertek bölgesinin tipik formasyonunu teşkil eden
Orta Eosen kalkeri formasyonuna stratigrafik ad olarak «Pertek formasyonu» denilebi36
F. A. AFSHAR
lir. Pertek bu formasyondadır ve 11 km kuzeyinde, Mercimek köy yakınında tip kesidi
bulunup, fazla miktarda Orta Eosen Nummulitleri ve başka mikrofosiller ihtiva eder.
Tip lokalitesinin kalınlığı 200 m den fazladır, alt kısmı greli ve arjilli olup, üst kısmı
saf kalker ihtiva eder, devetüyü rengindedir. Erozyon sebebiyle bu durum devamlı olarak
görülmemekle beraber, tek tek parçalar halinde, E-W yönünde 100 km den fazla
uzanır. N-S yönünde ise Nazimiye'den güneyde Tunceli, Hozat, Pertek ve daha güneye
kadar devam eder.
Tip lokaliteden alınmış numunelerde Y. Pekmen tarafından aşağıdaki mikrofosillerin
tâyini yapılmıştır :
Nummulites intermedius d'Archiac
Nummulites vascus Joly & Leymerie
Nummulites incrassatus de la Harpe
Nummulites lucasi d'Archiac
Nummulites irregularis Deshayes
Nummulites subirregularis de la Harpe
Nummulites cf, murchisoni Brunner
Nummulites atacicus Leymerie
Nummulites subatacicus H. Douville
Nummulites globus Leymerie
Nummulites guettardi d'Archiac
Nummulites distans Deshayes
Nummulites planulatus Lamarck
Nummulites granifera H. Douville
Assilina granulosa d'Archiac
Operculina
Amphistegina
Nodosaria
Textularia
Bryozoa
Bu bölgenin her tarafında Orta Eosen kalkeri formasyonunun üst kısmı erozyona
mâruz kalmıştır.
Oligosen
Pülümür civarından Karasu'ya ve bunun kuzeyinde kısa bir mesafeye kadar
uzanan, Oligosen mostralarından mürekkep küçük bir saha vardır. Bu mostralar arasında,
şiddetli iltivalanma ve erozyonun etkisinde kalmış olan, kahverengi, gri renkli kaba
klastik yatakları vardır. Pülümür ile Karasu köprüsü arasındaki karayolunun üstünde
bu yataklar diyabazların intruzyonuna uğramış ve İntruzif püskürük kayaçlar iki yerde
mostra vermiştir. Bu intruzyon yataklarda oldukça büyük değişiklikler meydana getirmiştir.
Pülümür'ün 10 km kadar güneyinde, Pardi köyünün yakınındaki yol üstünde,
jipsli klastik yataklarından meydana gelmiş çok küçük parçalar vardır; bunlar da Oligosen
çağına ait olabilir.
Miosen
Bu bölgenin her tarafında, Eosen yatakları ile Miosen yatakları arasında bir diskordans
mevcuttur. Miosen kesidinin alt kısmı yoğun, gri renkli ve greli, bazı yerlerde
TUNCELİ - BİNGÖL BÖLGESİ JEOLOJİSİ
de hafif konglomeralı kalker ihtiva eder. Kesidin üst kısımlarına doğru ince kalker yataklarının
yerini gri ve krem renkli marnlar almıştır; bazı yerlerde, umumiyetle 30 cm
kalınlıkta olan ince linyit yatakları marnların içine girmiştir. Alt Miosen devrine ait
olan yoğun ve greli kalker içinde sığ deniz ekolojik, şartlarının karakteristiği olan Mollüsk
faunası bol miktarda bulunmaktadır. Kiği'nin 4 km kadar güneydoğusunda, koyu
kırmızı ve kestane renkli ve 600 m kadar kalınlıkta şeyl ve gre yatakları ihtiva eden
üst Miosen karasal fasiesi görülmektedir.
Tunceli bölgesinde, Munzur vadisinin doğusunda, Hopik köyü yakınında, Eosen
kalkeri üstünde ve Pliosen devrine ait bazaltik akıntıların altında Miosen kalkeri vardır.
Bu mostralar güneyde, Munzur vadisi boyunca, Kanoğlu köyüne kadar, yaklaşık
olarak 18 km devam eder. Buradan doğuya ve batıya uzanarak, erozyon sebebiyle
bazaltik akıntıların ortadan kalkmış olduğu geniş sahaları kaplar; Kanoğlu'ndan da Hozat
bölgesine doğru uzanır; yalnız arada bazı yerler bazaltik akıntılarla kaplıdır. Buradan
Çemişkezek'e doğru devam ederek, ilçenin kuzey ve güneyinde 15 km lik geniş bir
sahayı kaplar ve Fırat nehrinin batısına kadar uzanır.
Miosen kalkerleri Kanoğlu'ndan Mazgirt-(Muhundu)Muxundu bölgesinin doğusuna kadar
uzanır. Bu bölge Munzur ile Büyüksu nehirlerinin kavşak noktasında bulunup, her iki
nehrin kollarının meydana getirdiği erozyon sebebiyle, çoğu yerde sadece birkaç bazaltik
parçası ile Miosen kalkerleri kalmıştır. Bölgede en iyi aflörman veren kesitlerden
biri Mazgirt'in tam 8 km doğusunda, Kuşhane ile Kaban köylerinin arasındaki, kısmen
erozyonun etkisinde kalmış olan bir antiklinalde bulunmaktadır. Kesidin alt kısmı
Akitanienden Helvesiene kadar uzanır, kalınlığı 200 m kadardır; kesidin üst kısmı ise
münavebe halinde, Üst Miosene ait sarı ve gri marn yatakları ihtiva edip, kalınlığı
90 m dir. Miosen kesidinin üst kısmı bölgenin her tarafında erozyona mâruz kalmıştır;
Pliosen bazalt akıntıları bazı yerlerde kesidin alt kısmını, bazı yerlerde de, üst taraftaki
marnların erozyonun etkisinde kalmış yüzeyini örter. Miosen kesidinin, bilhassa alt kısmının,
aflöre ettiği başka bir kısım da (Muhundu)Muxundu civarında bulunmaktadır. (Muhundu)Muxundu'nun
doğusundaki küçük bir vadide, yine küçük bir antiklinalin doğu tarafında yoğun, kısmen
greli ve fosilli kalker aflöre etmiştir. Miosen kalkerinin alt kısmında Flabellipecten
burdigalensis, Chlamys rotunda, Miogypsina ve diğer Alt Miosen fosilleri bulunmaktadır.
(Muhundu)Muxundu'nun doğusunda, Büyüksu'nun her iki tarafında Miosen kalker mostraları
vardır.
(Muhundu)Muxundu'nun kuzeydoğusunda, Büyüksu'nun her iki kıyısında, muhtelif yerlerde
kalın aglomera ve tüf yataklarının altında Miosen kalkerleri bulunmaktadır. Bu yerlerden
biri Çamrik (Çamlık) ve Pas köyleri arasında olup, nehrin her iki kıyısında Alt
Miosene ait 35 m kalınlıkta, açık renkli ve bol fosilli kalker ihtiva eder. Buranın kuzeybatısında
ve Kalman deresinin kuzeyinde, Hemuk, İresi ve Yerinduk köylerinde Üst
Miosen marnları mostra vermektedir. Pas'tan kuzeydoğuya doğru, Büyüksu boyunda
Miosen kalkeri yine aglomeralarla örtülmüştür, fakat nehrin biraz yukarısında, İlbeki
köyüne iki km mesafede kalkerler nehrin her iki tarafında mostra vermişlerdir. Bu
mostralar buradan başlıyarak, dar bir şerit halinde doğuda Karakocan bölgesinde, Akpınar
ve Kavman köylerine doğru 20 km kadar uzanır. Çan bölgesinde, Orta ve Üst
Miosen yatakları geniş bir sahada mostra vermektedir. Çan'ın 6 km kadar güneyinde,
Keklik köyü civarında, Üst Miosen marnlarının içinde 25 cm kalınlıkta linyit bulunmaktadır.
Holhol ve Kanigevrik bölgesinde Orta Miosen kalker mostraları yaygın bir halde
olup, buradan, Büyüksu boyunca doğuya doğru uzanıp, Kiği'ye kadar 50 km devam
37
38 F. A. AFSHAR
eder. Gaje köyünün l km güneybatısında, Büyüksu nehrinin güney kıyısındaki küçük
bir antiklinal iltiva içinde 60 m den fazla Miosen kalkeri bulunmaktadır. Kiği'nin 10
km güneyinde, Büyüksu nehrinin sol tarafında ve Hacı Halil köprüsünün 150 m doğusunda
bir Miosen formasyonu kesidi aflöre etmiş olup, üst kısmı daha batıdaki diğer
bölgelerle karşılaştırıldığı zaman oldukça büyük bir fasies değişikliği bulunduğu görülür;
buradaki Üst Miosen yatakları kısmen karasal kırmızı yataklardan ibarettir. Alt Miosenin
tabanında önce 2m kadar kalınlıkta hafif konglomeratik gre ve 25 m kalınlıkta kalkerli
ince gre ve greli kalker yatakları vardır. Bu klastik yatakların üstünde devetüyü renginde
15 m kadar masif ve fosilli kalker yatakları bulunmaktadır. Kesidin üst kısmı 600 m
kalınlıkta Üst Miosen kırmızı yatakları ihtiva eder; bu yataklar umumiyetle bir metre
kalınlıkta gre yatakları ile içice girmiş kırmızı şeylden ibarettir. Kırmızı yatakların üst
kısmı erozyona mâruz kalmış ve bazaltik akıntılar ile kaplanmıştır. Bu bölgenin doğusundaki
Miosen kırmızı yataklarının görünüşü oldukça önemlidir, çünkü İran'ın Üst
Miosen kesidine benzemektedir.
Pliosen
Pliosen sırasında bölgede bir yükselme olmuş, erozyonla, geniş bir püskürük
ekstruzif faaliyet etkisinde kalmıştır (Foto 5).
KUATERNER
Pleistosen
Pülümür'ün bulunduğu bölgede Meydanlar'dan Karasular civarına kadar 5 km
uzanan, 400 m kalınlıkta bir konglomera yatağı vardır. Bu yataklar Pliosen devri
bazaltik ekstruzif kayaçlarından daha genç olup, 35° lik eğim yapmışlardır; buna göre,
Pleistosen devrine ait olmaları gerekir. Tunceli ve Bingöl bölgelerinde oldukça fazla
miktarda traverten yatakları vardır. Bunlar normal hava şartları altında, fazla kalsiyum
karbonat ihtiva eden kaynak sularından meydana gelmişlerdir.
Tunceli bölgesinde bu yataklar dar bir şerit halinde Tunceli'nin 2 km güneyinden
başlayıp, Munzur çayı'nın batı kıyısı boyunca 12 km devam ederek Pulançayır
köyüne kadar gelir. Tunceli'nin kuzeydoğusunda bunlar Harçik nehrinin batı kıyısında,
Marcik ile Pakak köyleri arasında, 5 km lik bir mesafede zuhur ederler. Taht köyü
civarında, Tunceli'nin 4 km kuzeybatısında, Munzur nehrinin sol kıyısında, mostralar
halen traverten ihtiva eden küçük bir kaynağın etrafında yer almıştır.
Bağın köyünün 3 km kadar kuzeydoğusunda, Deştiaşan ve Dalik köyleri civarında
büyük bir sahayı traverten zuhurları kaplamaktadır. Aynı bölgede, Bingöl'ün 50 km kadar
batısında, Kızılca köyü civarında bu yataklara birçok yerde raslanır.
Jeolojik bakımdan ilginç olan diğer Kuarterner yataklar, belli başlı nehirlerin
kıyılarındaki alüvyon teras yataklarıdır. Nehir terasına en iyi misal Karasu nehri boyunda,
Zarik köyünün 3 km güneyinde bulunmaktadır.
TEKTONİK
Bu bölgenin hemen hemen ortasında bulunan, NE-SW yönünde olup, Mesozoik
ve Senozoik formasyonların altında kuzeydoğuya doğru dalım yapan bir eksen yükselmesi
TUNCELİ - BiNGÖL BÖLGESİ JEOLOJİSİ 39
belli başlı tektonik elemanlardan birini teşkil eder. Bu yükselmede Üst Permien devrine
ait subkristalin kalker formasyonu aflöre etmiştir. Tektonik bakımdan bu bölge Toros
orojenik kuşağının doğusunda bulunmaktadır ve yatakların mahiyetinden burasının, Alt
Kretaseden Orta Eosene kadar öjeosenklinal bir çukurla kaplı olduğu anlaşılmaktadır.
Alt Kretase ile Üst Kretase formasyonları ve Üst Kretase ile Eosen formasyonları
arasında bir diskordans bulunmasına rağmen, öjeosenklinal şartlar uzun bir süre hâkim
olmuştur. Hareket ve tektonik oynamalarla karakterize edilen bu çeşit bir jeosenklinal
için böyle kesintiler normal sayılmaz. Spilit akıntıları, ofiolitler, andezitler ve piroklastik
yataklarla birlikte fliş ve diğer sığ-deniz sedimanlarmın çok fazla birikmesi sedimantasyon
tabanında süratli bir çökme ve kenardaki kıyıda da süratli bir yükselme olduğuna
işaret eder. kabuğun hareketli oluşu, lâv fışkırması, volkanik akıntı ve püskürme gibi
yaygın volkanik faaliyete sebep olmuş, neticede tüf ve aglomera tipinde birçok piroklastik
yatak meydana gelmiştir.
Kuzeyden gelen basınçlardan dolayı bu bölgedeki Kretase ve Eosen yatakları
çok şiddetli iltivalanmaya mâruz kalmıştır. İltivalanmadan başka birçok büyük fay vardır
ki, bunlardan bazıları E-W yönünde yüz kilometreden fazla uzanmaktadır. Hem
Kretase-Eosen jeosenklinal devrede, hem de bundan sonra büyük ters faylanma hâkim
bir tektonik eleman olmuştur. Kabuğun istikrarsız bir durumda olduğu jeosenklinal devrede,
yükselmekte olan fay blokları, süratle derinleşen çukurun içini fliş tipi klastiklerle
doldurmuşlar, fay çizgileri boyunca püskürük akıntları meydana gelmiş ve bazı yerlerdeki
fay çizgileri üzerinde volkanik püskürmeler olmuştur.
Pülümür'ün 16 km güneyinde büyük bir fay üst Kretase formasyonları ile Permien
kayaçlarını kontakt duruma getirmiştir (Levha I). Burada fay yüzeyi kuzeye
doğru 75° lik bir eğim yapmaktadır. Bu fay 63-2 numaralı paftanın batısındaki Kavak
ve Silmek köylerinden doğuya, Kiği paftasının (64-1) doğusundaki Süleymanbey köyünün
100 km ötesine kadar uzanır. Bu fay çizgisinin birtakım kolları olup, bunlardan
ikisi Seyitpendan köyü civarında, Kiği'nin 6 km güneydoğusunda bulunmaktadır.
Başka bir fay da Kiği paftasının (64-1) batısındaki Bağırbaba dağının kuzeyinde
bulunmaktadır; bu bölgede Alt Kretase serpantinleri Eosen kayaçları ile kontakt
haldedir (Levha I). Bu bölgesel fay Bağırbaba dağının kuzeyinden Dikan köyünün 50
km doğusuna ve daha öteye doğru uzanmaktadır. Darebik ve Sülümür köyleri bölgesinde,
Karasu'nun kuzeyinde başka bir E-W fayı mevcuttur. Bunlar Elâzığ'ın güneyindeki
şaryaj faylarına benzemiyen ters faylardır.
Bu faylar sadece Paleozoik formasyonlara ait yükselme ekseninin kuzeyindeki
bölgede bulunmaktadır. Bunlar Üst Miosen yataklarına etki yaptıklarına göre Miosen
sonrası devre ait olmaları gerekir. Yükselme ekseninin güneyinde Struktur kuzeyindeki
gibi kompleks değildir. Güney kısım, yani Hozat'tan Mazgirt ve Bingöl'e kadar uzanan
bölge tek bir fay bloku halindedir; kuzey sınırında Permien formasyonlarına ait yükselme
ekseni, güney sınırında da Murat nehri vadisi bulunmaktadır. Blokun güney ucu
Bingöl'ün güneyindeki Üst Miosen marnları ile Pliosene ait bazalt-andezitli akıntıların
Murat nehri boyundaki daha yaşlı kayaçlarla kontakt halde olduğu yere kadar inmiş,
kuzey ucu ise Permienin Üst Kretase ve Senozoik kayaçlarla kontakt durumda bulunduğu
yere doğru yükselmiştir. Blokun güney ucunun bu şekilde düşüşünden dolayı, formasyonlar
güneye doğru muntazam bir şekilde eğilmiş vaziyettedirler; yükselme ekseninden
güneye doğru, Murat vadisine kadar bulunan mostralar daha gençtir (Levha II,b).
Bu tektonik durumdan dolayı, bölgenin güney kısmında hiçbir Kretase kayacı yoktur ve
40 F. A. AFSHAR
Bingöl bölgesindeki düşüş o kadar fazladır ki nehirler bazaltik platoda 900 metre derinlikte
çukurlar meydana getirdikleri halde, alt taraftaki Üst Miosen yatakları mostra
vermemiştir.
BÖLGENİN JEOLOJİK TARİHİ
Bu bölgede Paleozoik formasyonlardan sadece Permien aflöre etmiş olup, taban
kısmında klastik seriler, yukarlarda ise Tethys jeosenklinali Üst Permienine özgü Neoschwagerina
carticulifera ihtiva eden koyu renkli kalker formasyonu vardır. Alttaki klastik
seri Kunguriene ait Orta Avrupa Grödner Sandstein'ı ile, kalker formasyonu da Alpler'in
Zeckstein ve Bellerophon kalkeri ile korelâsyon halinde olabilirler. Klastik seri ile
karbonat formasyonu arasında sedimantasyon bakımından her hangi bir kesinti yoktur;
kalkerin alt kısmı da klastik yataklarla enterkalasyon halindedir. Şiddetli tektonik faaliyetlerden
ötürü, bu formasyonların depolanmasından beri klastik yataklar metamorfize
olarak kuarsit ve serisitli şist, kalker de subkristalin karbonat kayacı haline gelmiştir.
Alt Permienin üst kısmına raslıyan devrede bu bölge sığ deniz suları ile işgal
edilmiş ve klastik sedimanların geldiği kara kitlesinin yakınında yer almıştır. Klastik
sedimanlar da ayrılarak suyun altında birikmiştir. Üst Permien başladıktan sonra yaygın
bir deniz transgresyonu vuku bulmuş ve kabuğun çöküşü ile birlikte pelajik deniz suları,
klastik sedimanların kaynağı olan kara kitlesini tamamen kaplamıştır; böylece bu bölgede
sadece deniz kalkeri toplanmıştır. Deniz transgresyonu Üst Permienin sonuna kadar
devam etmiştir.
Triasik ve Jurasik formasyonların bulunmaması, Alt Kretase formasyonları depolanmadan
Üst Permien formasyonlarının şiddetle iltivalanması, yükselmesi ve erozyonu
Mesozoikin başlarında bu bölgede büyük bir orojenik faaliyetin bulunduğunu gösterir.
Mesozoik başında orojenik faaliyetler başlamış ve Permien formasyonları şiddetli
iltivalanma, granitik intruzyon ve yükselmeye mâruz kalmışlardır. Orojenik faaliyetler
neticesinde deniz suları bu bölgeden çekilmiş ve Jurasikin sonuna kadar devam eden
bir erozyon devri başlamıştır. Permien sonrası meydana gelen dağ yükselmesi ve erozyon
devrinden sonra kabukta oynamalar görülmüş ve bunun neticesinde meydana gelen
süratle çökme ve kenardaki kara kitlelerinin yükselmesi olayı Alt Kretaseden Orta
Eosene kadar devam etmiştir. Süratle meydana gelen çukur içinde, tüf ve volkanik
akıntılarla enterkalasyon halinde olan fazla miktarda fliş birikmiştir. Volkanik olayların
bu tektonik hareketlerle sıkı sıkıya ilgisi vardır. Ortada bir çukurlaşma olup, kenardaki
kara kitleleri yükselirken bu bölge geniş bir volkanik püskürmeye sahne olmuştur. Bu
püskürme neticesinde andezit tipinde tabakalanmış tüfler ve çoğu sepantinleşmiş ofiolit
ve spilit akıntıları meydana gelmiştir. Öjeosenklinal gelişmenin başlangıcına delâlet eden
ofiolitler fliş ve tüf yataklarının içine girmiş olarak Alt Kretasenin başında depolanmıştır.
Alt Kretasenin üst kısmına raslıyan devrede orojenik faaliyetlerde geniş ölçüde
durulma görülmüş ve kalker yataklarının birikmesi için uygun şartlar ortaya çıkmıştır.
Alt Kretasenin sonunda Pre-Gosau iltivalanma ile ilgili orojenik hareketler başlamış
ve Alt Kretase formasyonu iltivalanıp yükselerek kısa süren bir erozyona mâruz
kalmıştır. Pre-Gosau orojenik hareketlerinden sonra bölgede durulma olmuş ve yine
Alt Kretasedekine benziyen sedimantasyon şartları ortaya çıkmıştır.
Tabanındaki konglomeralarla tanınan Üst Kretase yatakları Alt Kretasenin üzerinde
diskordan bir şekilde bulunmaktadır. Konglomeradan sonra tüf ve ekstruzif
AFSHAR
AFSHAR
F. A. AFSHAR LEVHA - I
F. A. AFSHAR LEVHA - II
TUNCELİ - BİNGÖL BÖLGESİ JEOLOJİSİ 41
akıntılarla içice girmiş olarak kalın fliş yatakları gelmekte, üst kısımda ise kalker yataklan
hâkim durumda görülmektedir.
Üst Kretase yatakları meydana geldikten sonra bölge Laramien iltivalanmasının
etkisinde kalmıştır; bu da Eosen yataklarının iltivalanmış Üst Kretase yataklarının
üstünde diskordan bir şekilde bulunmasından anlaşılır. Üst Kretase yataklarının Paleosen
sırasında iltivalanmış ve erozyona mâruz kalmış olması muhtemeldir. Eosen sırasında
büyük bir sedimantasyon çukuru meydana gelmiş ve kenarlardaki yüksek kısımlardan
gelen fliş burada birikmiştir. Fakat bu, jeosenklinal durulmanın son safhasını teşkil
etmiştir. Çukurun süratle meydana gelişi ve kenarlardaki kara kitlesinin yükselişi olayları
Orta Eosene kadar sürmüş, sonra yavaş yavaş azalarak sığ deniz suları bütün bölgeyi
kaplamıştır. Bu su basmasının neticesi olarak bütün eski formasyonların üzerini Nummulitik
kalkerlerin kapladığını görüyoruz.
Orta Eosen kalkerinin birikmesinden sonra epirojenik eğrilme Eosen yataklarına
etki yapmıştır. Oligosen, denizlerin çekildiği ve yarı kurak şartların hüküm sürdüğü
bir devirdir. Oligosenden sonra bölge geniş bir erozyonun etkisinde kalmıştır, çünkü
bölgenin birçok yerinde Miosen yatakları, arada hiçbir Oligosen bulunmaksızın, doğrudan
doğruya Eosen yataklarının erozyona mâruz kalmış yüzeyini örtmektedir; bölge
Pireneen iltivalanmanın etkisinde kalmıştır.
Alt Miosen sırasında bölgeyi deniz suları kaplamış ve Burdigalien-Helvesien
sırasında da fazla miktarda deniz kalkeri birikmiştir. Üst Miosene ait epirojenik yükselme
deniz sularının yavaş yavaş çekilmesine sebep olmuştur. Bu tedricî yükselme
sırasında linyit yataklan ile birlikte marn ve şeyl yatakları da birikmiştir. Üst Miosenin
sonlarına doğru da karasal kırmızı yataklar birikmiştir.
Üst Mioseni şiddetli orojenik hareketlerin vuku bulduğu devre takibetmiştir.
Avrupa'daki Attik iltivalanması sırasında başlamış olan kabuğa ait bu arızalar bütün
Pliosen boyunca devam etmiştir.
Pliosen, yükselmeler, erozyon ve yaygın volkanik faaliyetlerin vuku bulduğu bir
devredir, Üst Pliosen, muhtemelen Alt Pleistosen sırasında bütün bölgeyi andezitli ve
bazaldi akıntılar ile volkanik tüfler kaplamıştır (Foto 5). Bu volkanik akıntılar bölgedeki
Üst Miosenle daha yaşlı formasyonların iltivalanmış ve erozyona mâruz kalmış olan
yüzeyini örtmektedir. Volkanik faaliyetin ne kadar geniş olduğu Bingöl bölgesinde
görülmektedir. Burada, Koruca dağı civarında, tüfle içice girmiş olan ve hemen hemen
düz bir şekilde uzanan bazaltik akıntıların kalınlığı 900 metreyi bulmaktadır.
Miosenin sonunda başlamış olan yükselme olayı zamanımıza kadar devam etmiştir.
Nesre verildiği tarih 18 Ağustos, 1965

Kaynak:http://www.mta.gov.tr/mta_web/kutuphane/mtadergi/65_5.pdf
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    çakal ve köpeklere taş atan forum Forum Ana Sayfası -> genel yorumlar Tüm saatler GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
çakal ve köpeklere taş atan forum topic RSS feed 


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri : Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu
FREE FORUM HOSTING by AtFreeForum. Terms of Service - Privacy Policy
FASHION ACCESSORIES - BLING BLING - LADIES WATCHES - KOREAN CHILDREN CLOTHING - ONLINE BARGAIN STORE - FASHION JEWELLERIES